Çarşamba, Haziran 21, 2006

tüm sıkılanlara...

"Ben bu hayattan sıkıldım" cümlesini pek sık duyar oldum içimden ve dışarılardan. o kadar büyük bir kaos ki kendi içinde bu cümleden de sıkıldım sanırım. Sıkılırken, sıkılmamak için neler yapılabileceğine dair düşünerek DURMAKtan da sıkıldım yetmez.
Bu doyumsuzluk nerden geliyor onu da anlayamıyorum, herşey istediğin gibi olduğunda dahi tatmin olamıyorsun. Hayatın her aşamasında bu böyle. Bu akdar mı hayvani içgüdülerimize yenik düşebilen varlıklarız. Bu kadar mı az kapasitemiz. Bu kadar mı çok şey yaşadığımıza kendimizi inandırıp sıkılma hakkını kendimizde görüyoruz. Dİğerlerine bakıp şükretmek, haline bakıp gurur duyarak mutlu olmak safsataları an itibariyle ilgilendirmiyor beni. Tek hissettiğim mutlu olamamak. Tam oldum derken çıkan engeller ve doyumsuzluk. İstediğim gibi gitmeyecekse, istediğim gibi yürütmek için elimden geleni yapmak için hırslı olarak mı kazanmak lazım???
Kazanmak nedir ki? İçinde "kaza" barındıran kelime ne hakla başarı ile birlikte anılabilir ki hayatlarımızda? Kazanmak işte; kaza sonucu gelen başarı serabı...

Kaybedenler şanslı belki bu yüzden, en dipteyken bile hallerini görüp mutsuzluklarının ardında aslında mutlular.

Umutsuzum...
Ve hırs(s)ız...

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home