An be an kaybolan hayatlar…

Sızıntılar içinde yükselmeye çalışan beden, her geçen an başka bir sopa iniyor kafasına…
Sıyrılmış deriler arasından sıkışmış ruhu, anlamsızca isyanlarda. Ter yerine kanlar akıtan beden, günahlarını çitileme telaşında…
Çitiledikçe acıyan geçmiş, bütün eskilerini çağırıyor tek tek…
Gelenler siyahlar içinde, boğmaya çalışıyorlar bedeni, kafasına vuranlar yetmezmiş gibi.
Yalnızlık büyük sülükler yapıştırmış sırtına, gücünü emsinler diye.
İçerlerde bir yerlerde delice çarpmaya başlamış kalp, soğumuş artık. Meydan savaşında kendisi, beyinle.
Beyin kurtlarını fırlatıyor meydana:”Silahsız bir dövüş olsun!” dercesine. Kalbin cevabı “cam kırıkları” içinden çıkarttığı, er meydanına döktüğü…
Özlemler, sülükleri imhaya çalışıyor üzerlerine buz gibi mutluluklar sıkarak…
Faydasız…
Yavaş yavaş çamurlar yükseliyor ve beden aşağılara kayıyor… Ve Ateş!!!
Seyircilerden delicesine gözyaşı akıyor, çok başarılı buluyorlar performansı.
Bir sonraki gösteri biletleri gişede tükenmek üzere şimdiden.
Hademenin her hafta temizlediği genç küllere rağmen sahneden…

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home