Perşembe, Ocak 04, 2007

VAR...

Bir varmış bir yokmuş, bir malmış bir topmuş. Adı birçoklarınca bilinmeyen samimiyet ülkelerinden birinde bir kız varmış, J diye anılan, tanımadığından ürkek davrandığı 3 katlı müstakil bir ülkeye düşmüş olan. Geldiğinde, şimdiye kadar her daim ona öğretilenlere göre yaşaması gerektiğine inandırıldığından, kendi için dışarıya verdiği savaşlardan hafif yaralı, içini açmaya korkan, kendi gibi olanların neslinin tükendiğine inancı pekişmiş.

Diktatörlük rejimi altında yönetilen bu ülkeye geldiği ilk gün bir kızın yanına düşmüş bizimki Nilya diye çağırıla gelen, birçoklarının adını anmaktan keyif aldığı. İzlemiş bir süre J Nilya’yı, bakmış ciddiyet anayasasındaki maddelerce yönetilen bir ülke vatandaşı olmaktan ziyade “olduğun gibi davran” partisinin önde gelenlerinden.

Aradan az bir zaman geçtiğinde hissedilebilirmiş bulundukları odadaki sıcaklık. İlk defa “Tamam” demiş J, samimiyete inancına geri dönmeye başlamış, denyoluğun bir suç olmadığına Nilya’nın onu yargılamamaları sonucu inanmış, kaknem ve dahi meymenetsiz günlerinde dahi ona hiç sormadan derdini sessizce anlayıp kendi haline bırakma metodunu benimsemiş Nilya’ya “dost” adı takmış.

Bir araya gelme sebepleri olan ülke sınırları dışında dahi arar olmuş Nilya’yı… Ülke vatandaşlığından azat edildikleri tatil günlerinde yamacına istemiş Nilya’yı, sanki her şeyi bir Nilya anlar olmuş J için, sanki yaşamak için gerekli gücü ondan alır olmuş. Yok olduğuna inandığı tüm değerleri onda bulmuş bizim J.

Gün gelmiş Nilya başka ülke vatandaşlığına geçmeye karar vermiş. Tek hissedebildiği “Gitme” deyişiymiş bizim J’nin tüm bunlar olurken. Öyle ya sanki giderlerse birlikte gideceklermiş gibi her yere…

Sonra uyanmış ve anlamış J, demiş bunca zamandır diktatörümüz hakkında, hayatın çetrefilliğine bizden de bir cevap verilmesi gerekliliği hakkında tartışır dururuz ve Nilya işte tam da şimdi dışarıyı görme fırsatını ele geçirdi. Bilirmiş zira hiçbir şey kolay gelmezmiş Nilya’nın hayatına, her şeyi savaşıyla kazanırmış Nilya. Bunları düşünebilince sevinmiş Jcağız. Demiş ne mutlu işte istediklerine kavuşmuş bir Nilya var artık. Son kelimeyi tekrar vurgulamış içinden “VAR”. Fark etmiş mesafeler, farklı ülke vatandaşlıkları ve asla aşılamayacağını sandığı sınırlara karşı Nilya hep “VAR” ve hep olacak.

Çocukluktan mıdır denyoluktan mıdır bilinmez ama sevinmiş bizim J.

Nilya gittiği günden beri ne zaman hüzünlenecek olsa kendi içerisinde hep “VAR” diye bir dua mırıldanmış J. Ona güç veren, inanç veren, sevgi veren, samimiyet veren tek duası olmuş bu tek kelime.

İyi ki VARsın…

1 Comments:

At 1:54 ÖS, Blogger tuerk said...

Zaman zaman evet, çok fazla değer verdiğimiz insanların çevremizden başka yerlere gittikleri gerçeğini kabul etmemiz gerektiğinde. İçimize bir acı çöker, sanki bir daha göremeyecekmişiz gibi olursun, ama yanında var olduğunu bilmekte her zaman için bir enerji kaynağıdır senin için.
Aslında insanları tanımak zordur, en azından buna kendi açımdan bakıyorum. Hayatım belki 22 yıldan daha uzun değil, belki bir çok yaşıtıma göre daha fazla şey yaşadım, daha çok şey geçirdim.

Alışıyoruz J; alışıyoruz. Çevremizde bize değer vermiş olan insanlara alışıyoruz. Birlikte vakit geçirmekten hoşlanıyoruz, sırlarımızı, bir gece önceki kavgalarımızı ve hatta yüzümüze atılan yumruklar ve tırnakların izlerini paylaşıyoruz…

Özel şirketlerin özelliklerini bilirim, devlet kurumlarından farklı olmanın yanında çokta fazla dostluk kurulamaz o insanlarda, bir sinsilik vardır insanların yüzünde, bir telaş alır götürür birlikte geçen zamanlarda…

Arkadaşlıklar için aynı şeyi söyleyemeyeceğim J, çünkü bir çoğu unutulup gitti, ama dostluklar bakidir. Sen daha iyi bilirsin gerçi…

Emin ol, Nilya’da seni ebedi bir dostu olarak görüyordur… En azından en son görüştüğümüzde senden “kanki” diye bahsetmişti 

Kendine iyi bak

 

Yorum Gönder

<< Home