Salı, Ocak 24, 2006

mahsurum...

yeni muhitimde alışmaya çalıştığım ve alıştım sandığım muhitimde mahsurum kar fırtınası yüzünden. e bu modernize edildiğine inandığımız hayatta hepimiz biraz mahsur değil miyiz zaten...
herşeyin tam da istedikleri gibi olması gerektiğine inanan insanlar artık sinirlerimi bozuyor. sanırım yavaş yavaş içimdeki polyanna, anne frank ölmeye başlıyor. isterdim ki hala yaşadığına ve hep aynı kaldığına inandığım bu ikisi ile çıkıp bahçeye kartopu savaşı falan yapalım ama artık "hadi" dediğimde içimden sessizlik duyuyorum sadece.
iyi olmasına çalıştığım insanlara binlerce iyi dilekten ve sahip olduğumuz şanstan bahsederken sesimdeki inandırıcılık belki de yapay geliyor onlara. belki onlar benden daha çok benim farkımda.
onlar ki zaten her zaman herşeyin benden daha çok farkında. bense bir kukla... tam kendime has oyunumun çok fazla tutulacağına inanırken onların senaryoya müdahalesi ile kiralık hale düşüyorum.
kendi evimde bile kirada oturuyorum.
ama yorulmuyorum ve pes etmiyorum. ve hep böyle olacak en azından hala buna inanıyorum.

Çarşamba, Ocak 18, 2006

hadi bakalım

nicedir niyetliyim kendi adıma kendimce yazabileceğim bir yerler edinmeye sanal alemde. Nihayet geldi işte ayağıma üşengeçliğim sona erdi, kendisine benim için önerdiğim isimleri kabul etti ve nihayet beni bünyesine kabul etti blogspot. ya da ben kendimi zorla şırınga ettirdim kimse bilemez tabi.

iyi oldu herhal.

genel özet mi geçsem madem yeni bir yıl yeni günler var önümde ben kendimi özetleyeyim.

çok dağıtmışım geçen sene onu farkettim, dağıtanlar da vardı tabi bir türlü yıkıntılarını toplamaya yanaşmayanlar ama olsun bi şekil temizledim süpürdüm etrafı ve nihayet esas istediklerime kavuşabileceğim hayatı başladım düşlemeye.

mutluyum ve böyle kaliyim özel bir sebep olduğundan değil sadece mutluyum işte şanslıyı zira farkına vardım 27 numaralı yıl itibariyle hayatımdaki.

devam diyelim elbet daha vardır incelenecek bölümler eklenecek aparatlar buralarda.